Cumartesi, Ağustos 22

Aslında dün yazdığım yazının aynısı

O kızı tekrar gördüm. Konuşmanın başında hislerimin sahte olduğuna kendimi ikna etmiştim. Konuşmanın sonundan 3 saat sonra görüyorum ki gerçekten de kızın açıklayamadığım bir çekiciliği var. Konuşmasıyla ve tavırlarıyla ilgili olsa gerek.

Eğet biraz daha girişken olsaydım en azından adını öğrenirdim. Ne zaman konuştuğumuzu anlatamayacağım çünkü çok saçma ve zaten konuşma da ikimiz arasında değildi. Daha doğrusu ikimizden biri hakkında değildi. Ama yine de, rn azından adını öğrenmiş olurdum.

İyi yandan, okullar açılana kadar burada olacağını tahmin ediyorum. Eminim bu süre içerisinde bir kez daha görürüm onu, bu fırsatı tamamen boşa harcayacak olsam da.
En iyi ilgi budalası taklidimi yapabilirim belki. "Ah, orada mıydın, ben de tamamen habersiz bir şekilde bu çok pahalı şeyle ilgileniyordum/bu çok zor işte başarılı oluyordum/bu çok karmaşık hobimle ilgileniyordum." Büyük ihtimalle asla beni sevmeyecek (ve rasyonel yanımın bana hatırlattığı üzere, büyük ihtimalle tanıdığımda ben de onu sevmeyeceğim) o halde göz alıcı derecede aptal biri olmam için engel yok.
Adını bile bilmediğim bir kız bana artarda iki yazı yazdırdı. Bu yılki yazılarımın yarısı bu. Etkileyici.
Geceleri yazdığımda içip içip eski sevgilisinin adını bağıran bir sarhoş gibi hissediyorum.


2 yorum:

  1. En azından hayatında heyecan verici bir şeyler oluyor... Sigh. (Bunu bu şekilde dile getirmek kaba olduysa kusura bakma. ^^")

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heyecan. Sanırım aşkın en büyük unsuru heyecan. Beni aşık olduğum çıkarımına yönlendiren de onu görmek için heyecanlanmam olsa gerek.

      Sil