Kendimden öylesine sıkıldım ki. Şu anda okulun spor salonunda bir konser var ve dinlemek istiyordum ama çok kalabalık bulduğum için inmedim. Neden kalabalıktan rahatsız olduğumu anlamıyorum. Yapmak istediklerim için önüme engel koymayı bırakmam lazım ama yapamıyorum, binbir tane saçma davranışta bulunup hayatı kendime zindan ediyorum.
Ne yeteneksiz bir insan olduğumu düşünüyorum da, kelimeler yetmiyor. Müzikte, resimde ya da yazında başarılı olamayacağımı öğrendim zaten, ama basit sosyal kabiliyetlerden bile yoksun olmaktan sıkıldım. Sanırım arkadaşlıklarım şu ana kadar mahvedilenler ve henüz mahvedilmemiş olanlar başlıkları altında incelenebilir.
Her şeyi bırakıp ortadan kaybolma hayalleri kuruyorum bazen, ama hiçbir işe yaramaz sanırım. Tüm sorunların kaynağı olduğumu tüm kalbimle kabul edebilmiş değilim. Çocukluk hayatım, daha bir insan olmayı erteleyerek geçti.
Yetişkin olmaya hazır değilim. Garson çağıramayan yetişkin mi olur? Hayatımda hangisini daha çok kafama taktığımı anlayamıyorum, kendi hatalarım yüzünden yaşadığım rahatsızlık mı, yoksa bu hataların çevreme olan yansımaları mı? Kırdığımı bildiğim biri benimle konuşmayı istemeyince, affedilmeyi (belki de kendimi haklı çıkarmayı) onun hissettiklerinden daha fazla önemseyecek kadar bencil bir insana dönüşmek istemiyorum.
Sızlanmaktan başka bir şey yaptığım yok. Charlie'nin Çikolata Fabrikası'ndaki çocuklar aklıma geliyor kendime dışarıdan bakmaya çalışınca.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder