Çarşamba, Mayıs 8

Doğum günüm kutlu olsun!

Hangi saati kullandığımı bilmediğim için (ve kontrol etmeye üşendiğim için) şu an tarih 8 Mayıs, saat de
sabah sekizmiş gibi düşünün lütfen.
Artık resmi olarak Google hesabı açabiliyorum sanırım. Umarım birileri, mesela oynamak istediğim bir oyunun  yapımcısı veya okumak istediğim bir kitabın yayıncısı (okumak istediğim kitapların %90'ını aynı yayınevi basıyor aslında) bana bir hediye verir.
Gangnam Style'dan da kurtulduk. En azından sınıflardaki "oppa gamgam stayl" kısmı geçti. Seneye Acun Ilıcalı'nın yarışmalarında birkaç kez çıkar, ondan sonra da tamamen biter diye umuyorum. Neden Justin Bieber da böyle bitmiyor?
Kendisini tanımlamaya hiçbir sıfat yetmeyen öğretmenlerimiz var. (Din, Türkçe, Sosyal, diğer tüm öğretmenler...) Türkçe dersinden nefret ediyorum, öyle berbat bir öğretmen. Kendisi, okumayı zaman kaybı olarak görüyor. (Çoğu kitabı. Kendisinin sevdiği birkaç kitap var, tahmin edebileceğiniz gibi hepsi de sıkıcı.) Rüzgarın Adı'nı bile zaman kaybı olarak gördüğüne eminim. (Aslında değilim. Kitabı ondan saklıyorum.) Neden hala öğrencilere Türkçe dersinde saçma etkinlikler yaptırıyorlar?
Dindeki sorunum öğretmenden çok içerikle ilgili. Öğretmenin günümüzdeki din tüccarlarından birini eleştirip diğerinin okuluna çocuklarını göndermesi gibi küçük çelişkiler de var.
Ara not: Yazı bıçakla kesilmiş gibi yayına girerse şaşırmayın. Eğer çok saçmaladığımı hissedersem yayınlamıyorum, bu nedenle fazla uzatmam herhalde.
Goodreads'e üye oldum. Güzel siteymiş, ayrıca bana okumam gereken kaç kitap olduğunu hatırlattı. Sadece 2 günde to-read listesine 270 kitap kaydettim. Nasıl yapacağım bilmiyorum.
Polis gerçekten abartmaya başladı. Bunu yazarken bile gözlerim yanıyor, adamlar psikolojik biber gazı sıkıyorlar. Ya da yine bir yerlerde olay çıktı ve ben balkonun camını açık unuttular. Ya da yediğim dondurmadan dolayı hastalandım. Üçü de mümkün.
Eğer bu hükümet gitmezse (gitmeyeceğine adım gibi eminim), bu ülke yaşanamayacak bir hale gelecek/geldi/geliyor.
Tumblr hesabı açıp bir fotoğraf blogu açmak istiyorum. Blogger'da da yapabilirim aslında. Burada da bir tek bu yazı olduğunu düşünürsem yeni bir temayı burayı da aynı amaçla kullanabilirim belki.
Justin Bieber geldi aklıma. Konser vermiş İstanbul'da. Yan sınıftan gitmişler birkaç kız birlikte, teneffüslerde bağıra bağıra anlatıyorlar bizim sınıfta. (Aynı sırada oturduğum kız da Belieber...) Konseri tüm izleyenlerle bayağı dalga geçirdi, özgün bir şey söyleyemeyeceğim. Hepsi aptal, bunu da herkes biliyor zaten. Sadece Justin Bieber'ın konser biletine 600 lira veren ailelere acıyorum. Çocukları için her şeyi yapıyorlar ve sonuç, Belieberlar.
Oasis - Falling Down
Suilen - Shintou Shite
üçüncü güzel şarkı (Ocarina Of Time, Death Note, Bravely Default birini veya başka herhangi bir şarkıyı seçin, ben kararsız kaldım)

Her neyse, doğum günüm yarın fakat yarın yazamayacağımı bildiğim için bugünden yazdım. Hem bir süredir yazmadıklarımı da yazmış oldum. Şimdi doğum günü hediyem olan kitabımı okuyacağım. Şamatacı Suçlular ve Daha Fazlası'nı aldırmayı unuttum, hangi kitabı istediğimi bana sormalarına rağmen -_-" Her neyse, Agatha Christie de iyidir. Hatta harikadır. Poirot süperdir.


Ya da 13 yaşımda olduğuma göre kendi adımla bir Blogger hesabı açıp anında müthiş hikayeler yazarak milyonlarca takipçi toplayayım ve ünlü olayım.
Hikaye deyince şu an taslaklarda kayıtlı hikayelerim geldi aklıma. Neyse, boş verin, nasılsa asla tamamlayamacağım. Berbat yazımı okuduğunuz için teşekkürler.
Not: Babam sürpriz yapmakta çok iyi. Annem çok düşünceli bir insan.
Türkçe öğretmenini yerme notu: Bugün yine Türkçe vardı bizim. Türkçe öğretmenimiz Venedik'e gitmiş ama beğenmemiş, orası çok abartılıyormuş. Sevmeme nedeni de her yerde su birikintileri olmasıymış.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder